|
BUGÜN 24 Nisan 2009... Yani Ermeniler’e göre, Ermeni soykırımının 94. yılı... Peki, ne oldu 24 Nisan 1915’te? Osmanlı İmparatorluğu’nun İttihat ve Terakki iktidarı, Anadolu’da yaşayan tüm Ermeniler’in katledilmesi emrini mi verdi? Ermeniler topluca katledilmeye mi başlandı? Hayır. Ermeniler 24 Nisan’ı “soykırım günü” ilan etmişlerse, Türkler’in de “hoşgörü günü” ilan etmeleri gerekir. Çünkü, savaş halinde olan Osmanlı İmparatorluğu, Anadolu’da sürekli isyanlar çıkaran, Ruslar’la işbirliği yapıp Türkler’i arkadan vuran Ermeniler’in kökünü kazıyacak güce sahip olduğu halde bunu yapmadı, tehcirle yetindi. Üstelik öksüz-yetim çocuklar ve Müslümanlarla evlenmiş kadınlar, asker ve sanatkâr aileleri tehcir kapsamının dışında tutuldu. Tehcir edilenlerin gönderildikleri yere güvenlikle ulaşmalarının sağlanması için yerel yönetimlere gerekli emirler de verildi.
24 Nisan 1915’te ne olduğuna gelince... Osmanlı Hükümeti, Ermeniler’in çıkardığı isyan ve yaptığı katliamlar karşısında, Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri ve Ermeni halkının ileri gelenlerine “Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmaya ve katletmeye devam etmeleri halinde gerekli önlemleri alacağını” bildirmişti. Ancak, olayların durmak yerine giderek yoğunlaşması, savunmasız kalan Türk kadın ve çocuklarına yönelik saldırıların artması ve ordunun bir çok cephede savaş halinde bulunması sebebiyle cephe gerisinin emniyete alınması ihtiyacı doğmuştu. 24 Nisan 1915’te Ermeni Komiteleri kapatılarak, yöneticilerinden 2345 kişi devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan tutuklandı. Tutuklular Ankara ve Çankırı hapishanelerine yollandı. Koca Osmanlı İmparatorluğu istese o 2345 kişiyi Sultanahmet Meydanı’nda idam sehpalarında sallandıramaz mıydı? Kimseden korkusu mu vardı? Sadrazam Talat Paşa, bu operasyonun amacını anılarında şöyle anlatır: “Anadolu’nun çeşitli yerlerinde sevkiyat başlayınca, bu İstanbul’daki Ermeniler arasında ve özellikle komitelerde büyük heyecan yarattı. Ermeni komitelerinin yönetim merkezi, yani dış örgütün beyni İstanbul’da bulunuyordu.” Sadece tutuklanan 2345 Ermeni’nin değil, kıllarına zarar gelmeyen bütün Ermeniler’in, onca ihanetlerine karşılık kendilerine hoşgörülü davranan Osmanlı Hükümeti’ne şükran duymaları gerekirdi.
İTTİHAT ve Terakki Partisi, askeri siyasete bulaştırmıştı, darbeciydi ve İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’na sokarak affedilmez hatalar yapmıştı. Ama Türkçü, milliyetçi ve yurtseverdi. Türkiye’deki Ermeni’den çok Ermenici birtakım zevatın İttihatçı düşmanlığının altında da bu var. Onlara göre, İttihatçılar’ın amacı, imparatorluğu Türkleştirmekti. Ermeniler’e karşı tutumu da, bu planın bir parçasıydı. İttihatçılar, Türkler’in geleneğinde ayrıştırma, ayıklama, asimilasyon ve jenosit olmadığını bilmeyecek kadar aptal değillerdi. Hatta hiç aptal değillerdi. İsviçre’nin arabuluculuğunda Ermenistan ile ilişkileri normalleştirmek için yoğun çaba gösteren günümüz yöneticilerinin nasıl bir marifete imza attıklarını ise bugün-yarın göreceğiz.
SIRRI YÜKSEL CEBECİ 24.04.2009 Tercüman Gazetesi
|