|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Pazartesi, 29 Eylül 2008 17:03 |
|
Hak yoluna gidenlerin asa olsam ellerine Er pir vasfin edenlerin kurban olsam dillerine
|
|
Pazartesi, 29 Eylül 2008 17:07 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Çarşamba, 17 Eylül 2008 00:14 |
|
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Birgün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. Mustafa Kemal ATATÜRK
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Cuma, 29 Ağustos 2008 00:01 |
|
Evet doğru okudunuz. Bana beni anlatmanızı istiyorum. Beni nasıl tanıyosunuz, nasıl hatırlıyosunuz, eksik yanlarım neler vb. her şeyi istiyorum. Nasıl biriyim sizin gözünüzde merak ediyorum. Bu benim için çok önemli. Lütfen kısa da olsa bişeyler yazın. Lütfen dürüst ve olabildiğince acımasız olun. İsim vermenize gerek yok. Aslında hiç vermeseniz daha iyi olur. Takma adlar kullanabilirsiniz. Not: Lütfen etki altında kalmamak için diğer yazılanları okumadan önce yazınızı yollayın. Daha sonra diğer yazılanları okuyabilirsiniz. Son olarak yazdıklarınız ben onayladıktan sonra siteye yayınlanır. Küfür vb. şeyleri engelleyebilmek için bunu yapmak zorundayım malesef. Aklınıza bişey gelmesin yazdıklarınız ne kadar ağır olursa olsun yayınlayacağım. "Yorum Yaz" butonuna basarak yazınızı yazabilirsiniz. Erdem DEĞİRMENCİ
|
|
Cuma, 29 Ağustos 2008 00:36 tarihinde güncellendi |
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Perşembe, 11 Eylül 2008 02:08 |
|
Korkuyorum sana söylemek istediklerimi söylemeye Yüreğim vardı yanına ama dilim varmıyor. Gözlerinin en içine bakıp da sana yar diyemedikten sonra Dünya varmış, insanlar varmış, Senle olmadıkça boş ver neyime gerek.
|
|
Perşembe, 11 Eylül 2008 02:11 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Cuma, 22 Ağustos 2008 23:11 |
Evet, muhtaçtım ona. İlgisine, hayranlığına, tenine, teninin içinde sakladığı ruhuna . Sanki, sadece kalbimi neredeyse hiç tanımadığım ruhunda ısıtabilirmişim gibi geliyordu bana.
Sadece güzelliği olamazdı bende bu yakıcı isteği uyandıran. Bakışları, evet, yeryüzünün bütün acısını içinde barındıran bakışıydı beni kendi içimde böylesine savuran. Çocuklaştıran. Kimsesiz kılan. Sanki, bütün dünya arkamdaymış ve bir o eksikmiş de, o eksiklikten içeri ne kadar kanamaya hazır yaram varsa ona doğru çaresizce kanıyordu. Kimselerin kapatamadığı bu eksikliği o gelip kapatırsa tamamlanacaktım, olacaktım. Olmak, ne büyülü eylemdi. Ölümün bile ötesindeydi. Olmak...
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |