|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Salı, 29 Temmuz 2008 19:24 |
|
Viyana’yı kuşatmak için yola çıkan ordu, geride kalan kasabalarda birkaç askeri, tedbir olsun diye bırakıyordu. Viyana yakınlarındaki Lambach kentinde de bir grup askerin kalması uygun görülür. Lambach’taki askerler, günlerini gün etmeye başlarlar. Arkadaşları Viyana kapılarında kırılırken, onlar şarap şişesini sabah akşam ellerinden bırakmıyorlardı. Kuşatma bozgunla sonuçlanınca püskürtülen Osmanlı ordusu, neyi var, nesi yoksa toplayarak geri dönüş yolculuğuna hazırlanır.
|
|
Salı, 29 Temmuz 2008 19:39 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Salı, 29 Temmuz 2008 19:07 |
Heybeliada'daki Deniz Okulu'ndan mezun olan Ismail Türe, kendi gibi Gelibolulu olan bir genç kizakaptirir gönlünü. Iki sevgili parmaklarina nisan yüzügü taksalar da, birbirlerini çok seyrek görmektedirler. Ismail Türe denizaltida muhabere subayi olarak görevlidir çünkü. Üstegmenin aklina harika bir fikir gelir; nisanlisina isikli mors alfabesini ögretecek, Çanakkale'den geçis yapacaklari geceyi planli oldugu için önceden bildirecek ve böylelikle haberleseceklerdir. Bogazi yüzeyden geçmekte olan denizaltinn kulesindeki denizciler sigara içmekte, sohbet etmektedirler. Aralarindan birinin heyecanli oldugu her halinden belli olmaktadir. Gelibolu kiyilarina geldiklerinde, karanlik içindeki evlerden birinden bir el fenerinin yanip söndügü görülür: "Seni seviyorum..." Arkadaslari gülümseyerek Ismail Türe'ye bakarken, genç asik elindeki fenerle sevgilisine karsilik vermektedir...
|
|
Salı, 29 Temmuz 2008 19:17 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Pazar, 27 Temmuz 2008 00:34 |
|
Ne zaman yüzüne baksam yalnızlığın o mutlu gerilimi O öksüz göl hızla derinleşir biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir yeşil
|
|
Pazar, 27 Temmuz 2008 00:37 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Pazar, 27 Temmuz 2008 00:58 |
Deniz kokusu getiriyorum Nem sinmiş tuzlu bedenime Sabah ayazından gözlerim kırmızı Bir şarkı tutturmuşum rastgele durduramıyorum Durduramıyorum
|
|
Pazar, 27 Temmuz 2008 00:59 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Erdem Degirmenci
|
|
Çarşamba, 23 Temmuz 2008 23:20 |
|
Hayat bir tesadüf değil tercihtir, yaşamayı seçen her anın bedelini öder. sevmenin, sevişmenin, bir insanın gözlerinin içine bakmanın, parmağının ucuyla yanağına dokunmanın, yalnızca dokunmanın bile iyi kötü bir bedeli vardır; ödenir. kimse borçlu kalmaz hayata. olmadı giderayak apar topar öder birikmiş bedelleri. en ağırı içinde bir boşluk taşımanın bedelidir. hiçbir şey hor kullanılmış bir ruh kadar, içinden nehir geçen bir insan kadar can yakıcı olamaz.
|
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |