Cloud Computing nedir?

Aslında bu konu başlığını Türkçe ‘ye çevirmek oldukça zor ve internette “Cloud Computing” adı altında bir sürü değişik tanımlama bulmak mümkün. Eğer işin ya da hizmetin ne olduğunu doğru olarak tanımlayabilirsek başlığı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Cloud Computing, ”Bilgi Teknolojileri servis ve hizmetlerine lokasyon bağımsız erişilmesi” olarak tanımlanabilir. Google ‘ın e-posta (Gmail) ve döküman yönetim (Google Docs) hizmeti bu tanımlamaya en uygun uygulamalardan birkaç tanesi olduğunu söyleyebilirim. Cloud Computing şimdilik bir konsept ve gelecek 10 yıl içerisinde sanallaştırma teknolojileri ile birlikte oldukça popüler olacağını tahmin ediyorum.

Cloud Computing ‘in klasik sistemlerden ayıran üç büyük özellik var;

  1. Lokasyon bağımsız olmak,
  2. Alınan hizmet kadar ödemek,
  3. Kaynakların dinamik olarak değiştirilebilmesi (Arttırma & Azaltma)

Lokasyon Bağımsız Olmak : Aslında akla gelen ilk soru şu olmalı “Uygulamanın mı lokasyon bağımsızlığından söz ediyoruz yoksa istemcinin mi? Cevap her ikisi de ya da en az biri olmalı. Bilgi teknolojilerinde altyapılar genellikle yapılan işin büyüklüğüne ve kritiğine bağlı olarak yakın dönem için tasarlanmaktadır. Dolayısı ile sınırlı ve kontrollü bir büyüme söz konusudur. Örneğin bir bankanın internet bankacılığı hizmetini sunabileceği müşteri sayısı aşağı yukarı bellidir ve bunun için servis sağlayıcı büyüklüğündeki bir omurgaya sahip olması gerekmez önemli olan birim zamanda birim miktardaki müşteriye hizmet verebilmek ve bu sistemin sürekliliğini sağlayabilmektir. Ancak son yıllarda işletme ve hizmet profiline bağlı olarak kullanıcı davranışları da değişiklik göstermektedir. Artık dinamik bir pazar ve dinamik kullanıcılardan oluşan bir dünya var, dolayısı ile erişiliebilirlik oldukça önemli bir etken haline gelmiştir.

Alınan Hizmet Kadar Ödemek : Örneğin mesajlaşma hizmetini ele alacak olursak, bugün hemen hemen her kurumun büyük ya da küçük kendine ait bir e-posta sunucusu var ve genelde standart iletişim protokolleri ile sisteme erişip her türlü e-postayı alıp gönderebiliyoruz. Bu hizmetin sürekliliği, bakım ve yönetimi, güvenliği ilgili kurumun insiyatifindedir. Peki, e-posta hizmetini daha az maliyetle, daha iyi kalitede ve güvenli yapan başka bir şirketin %99,999 süreklilik garantisi vererek size teklif getirdiğini düşünün, ne yapardınız? Ben olsam ilgilenirdim, bu hizmeti alarak IT maliyetlerini düşürebilirim ve kaynakları asıl işime yönlendirerek rekabet üstünlüğü elde edebilirim. İşte, SaaS (Software as a Service) olarak adlandırılan, hizmetin servis olarak sunulmasını ön gören tanımlama ile anlatılmak istenen bu. Hatta yeni yeni HaaS (Hardware as a Service) kavramı da gündeme gelmeye başladı, özetle bir iş için fiziksel sunucu alacağınıza aynı kaynakların size servis olarak sunulması hizmeti olarak düşünebilirsiniz.

Kaynakların dinamik olarak değiştirilebilmesi : Hepimiz biliyoruz ki Bilgi Teknolojileri gelişim olarak hızlı bir süreç içerisinde olmasına rağmen son kullanıcı seviyesinde aynı çevikliğe sahip değildir. Sunucu ve yazılım kapasitesi arttırımları hep dönemsel olarak yapılır ve bu vizyon kurumun yönetim birimlerince dikte ettirilen (ön görülen) bir stratejidir. Özetle, bir sene içerisinde bütçeledğiniz ciro bellidir. Bunun için gerekli altyapı ihtiyaçları ölçeklenir ve yatırım haline getirilir. Örneğin, hedefiniz Istanbul ‘dan New York ‘a 150 müşteri bulup uçurmak olsun ve sene başında biletleri peşin olarak aldınız. Riskiniz nedir? Çok iyi çalıştınız 150 değil 200 müşteriniz oldu ancak koltuk sayınız yeterli değil yeni koltuk almak da ilk aldıklarına oranla iki kat pahalı ya da işler kötü gitti 100 müşteri bulabildiniz, kimse yarı fiyatına olsa da New York ‘a uçmak istemiyor. Keşke müşteri portfoyüme göre dinamik olarak büyüyebilsem ya da hedeflerime ulaşamadığımda kaynaklarımı (maliyet dezavantajı olmadan)  dinamik olarak azaltabilsem. İşte “Cloud Computing” in getireceği en büyük avantajlardan bir tanesi kaynak dinamizmi olacaktır. Dilediğiniz zamanda dilediğiniz kaynakların (Sunucu, işlemci, bellek, depolama birim v.s.) temin edilmesi ya da geri alınması.

Cloud Computing hakkında sayfalarca yazmak ve saatlerce konuşma mümkün bu bir trend ve olmasını istediğimiz biçimlerde yorumlar yapıyoruz. Internette arama yaptığınızda bir sürü farklı yaklaşım (bence temenni) göreceksiniz. Büyük bir bulmaca ve belirli parçalar üzerine yoğunlaşmış fikirler var ve çoğu “Tümdengelim” bir yaklaşım içerisinde.  Dürüst olmak gerekirse, çok yakın süreçte uçtan uca çözüm sağlayan bulutlar bulmak pek mümkün olmayacaktır. Şu an son kullanıcılar için basit hizmetler sunan başarılı bulut uygulamaları var ve gün geçtükçe artıyor. Ancak kurumsal anlamda resim çok daha farklı güvenlik ihtiyaçları, regülasyonlar ve ülke mevzuatları gibi birçok konu üzerinde konuşulmuş bile değil. Umarım bu süreç bir çıkmaza girmez.

Detaylı bilgi için internette “Cloud Computing” i aramanız yeterli.

Emin ÇALIKLI

Referanslar;

Wikipedia – http://en.wikipedia.org/wiki/Cloud_computing

Kaynak : http://www.storage-technologies.com

Kullanıcıların Etki Alanına Dahil Edebilecekleri Bilgisayar Sayısı ve Değiştirilmesi

Varsayılan olarak bir etki alanında ki kullanıcılar herhangi bir izne tabi olmaksızın 10 adede kadar bilgisayarı etki alanına dahil edebilir. Ancak bu sayı değiştirilemez değildir. Bu sayı arttırılabilir yada 0 yapılarak yetkisiz kullanıcıların etki alanına bilgisayar dahil etmeleri engellenebilir. Değer 0 yapıldığında yöneticiler bu durumdan etkilenmezler. Bu değerin değiştirilmesi için Microsoft Support Tools içerisinde gelen ADSIEDIT uygulamasından yararlanacağız.

ADSIEDIT ekranında;
+ Domain [dcname.domain.com]
+ DC=domain,DC=com
konumuna gidilir. DC=domain,DC=com üzerine sağ tıklanır ve Properties seçilir. Properties ekranında {ms-DS-MachineAccountQuota} seçeneği görülür. Bu özelliğin değeri varsayılan da 10′ dur. Edit tıklanır, istenen değer girilir ve OK tıklanır. Ardından OK tıklanarak işlem sonlandırılır.

Windows 7′de Programsız Harddisk Bölmek

Bir kaç kez sorulduğu için anlatmaya karar verdim.

Başlat\Donatılar\Çalıştır’a Komut Olarak compmgmt.msc yazıp entere basıyoruz ve sırasıyla resimdeki uygulamaları yapıyoruz.

live.com – msn.com uzantılı mail almak

Çok soruluyor diye yazıyorum.

@live.com uzantılı mail kaydetemek için burayı

@msn.com uzantılı mail kaydetmek için de burayı tıklayın.

Afiyet olsun.

Windows Güvenilirlik ve Performans İzleyicisi

Windows Güvenilirlik ve Performans İzleyicisi, sistem performansını çözümlemek için araçlar sağlayan bir Microsoft Yönetim Konsolu (MMC) ek bileşenidir. Tek bir konsoldan, uygulama ve donanım performansını gerçek zamanlı izleyebilir, günlüklere hangi verileri toplayacağınızı özelleştirebilir, uyarılar ve otomatik eylemler için eşikler tanımlayabilir, raporlar oluşturabilir ve geçmiş performans verilerini çeşitli şekillerde görüntüleyebilirsiniz.

Performans Günlükleri ve Uyarılar (PLA), Sunucu Performansı Danışmanı (SPA) ve Sistem İzleyicisi dahil olmak üzere önceki tek başına araçların işlevlerini Windows Güvenilirlik ve Performans İzleyicisi birleştirir. Veri Toplayıcı Gruplarının ve Olay İzleme Oturumlarının özelleştirilmesi için grafiksel arabirim sağlar.

Windows Güvenilirlik ve Performans İzleyicisi, üç izleme aracından oluşur: Kaynak Görünümü, Performans İzleyicisi ve Güvenilirlik İzleyicisi. Veri toplama ve günlüğe kaydetme Veri Toplayıcı Grupları kullanılarak gerçekleştirilir.

Güvenilirlik ve Performans İzleyicisini çalıştırmak için Windows + R kısayol tuşunu kullanarak Çalıştır’ ı başlatın..

Komut satırına “perfmon /report” yazın ve onaylayın, Güvenilirlik ve Performans İzleyicisini başlamasından 60 saniye sonra sizteminiz hakkında ki bilgilerin ekranınıza geldiğini göreceksiniz.

© 2011 Erdem.Net | Erdem DEGIRMENCI