Tarih
Velikovsky'e göre Musa ve Firavunun Gerçek Hikâyesi PDF Yazdır E-posta
Yazılarım - Tarih
Yazar Erdem Degirmenci   
Salı, 03 Kasım 2009 18:15

Musa’nın aynı zamanda kardeşi olan Firavun’la mücadelesi, halkını esaretten kurtararak Mısır’dan çıkartması, Mısır ülkesini baştanbaşa sarsan 10 felaket, Kızıldeniz’in yarılması ve sonra geri dönerek Firavun’un ordusunu yutması, kutsal kitaplarda yer alan mucizevî dinsel bir hikâye olup, Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlıkta da inanılması farzdır. Ancak, bugünkü bilimsel tarihsel görüş açısından doğrulanabilir mi? Immanuel Velikovsky’nin “Kaos Çağları” (Ages in Chaos) adlı kitabı bu soruya bazı çarpıcı ve dâhiyane çözümler getiriyor. İnanılması güç bazı olaylar hem bilimsel açıklamalar kazanıyor, hem de bölgesel tarihle bütünleşiyor. Günümüzdeki bazı araştırmalar bunları tekrar gündeme getirip, tarihçilerin önceki varsayımlarına meydan okuyarak, inkâr edilemez kanıtlar ortaya çıkarıyor.

Devamını oku...
 
Hz. İbrahim (Abraham) Kimdi? PDF Yazdır E-posta
Yazılarım - Tarih
Yazar Erdem Degirmenci   
Salı, 03 Kasım 2009 18:05

Aşağıda "Kalani" kavmi yoksa "Keldani" olabilir mi? Konuya girmeden Hz. İbrahim konusunda bazı öz bilgiler vermekte fayda vardır. Hz. İbrahim , Tevrat'ta İbranice adı Abraham olarak anılır. Nuhun üç oğlu vardı, bunlar: Sam, Ham ve Yafet'tir. Hz. İbrahim Sam soyundandır, yani Sami ırktandır. Babası Tarah'tır (Azer olarak da bilinir, İbranicesi Terah), kardeşi Haran ve oğulları İsmail ve İsak'tır. Tevrat'ta göre Sara'nın oğlu İsakın ikiz oğullarından Yakub sonrada İsrail adını alır ve on iki oğullu İsrailoğullarının on iki kavmini oluşturur. Bunlardan onu ortadan kaybolur (günümüzdeki Yahudileri kendilerinin kalan iki kavmin torunları addederler), ancak son günlerde on iki kavim tekrar bir araya gelecek diye bir kehanet vardır. Hz. İbrahim'in Hacer'den (İbranicesi Hagar) oğlu Sara'nın kıskançlığı yüzünden Hacer ve İsmail Mekke'ye yerleşir ve Arapların soyunun ondan geldiği kabul edilir. Aşağıdaki bilgiler oldukça şaşırtıcı bilgilerdir, ama bunları doğrulayacak başka araştırmalar da var. Anlaşılan hemen hemen bütün dinlerin ortak bir kaynağı var.

Devamını oku...
 
Dünyanın İlk Kubbeli Yapısı: Stonehenge? PDF Yazdır E-posta
Yazılarım - Tarih
Yazar Erdem Degirmenci   
Salı, 03 Kasım 2009 17:23

İÖ 4000-3500 arasına tarihlediğimiz Büyük tufan sırasında, Japonya’nın güneyindeki Tokara adaları ve Çin ovasından[1] ayrıldıktan sonra, vardıkları topraklarda kurdukları ve günümüzde bile hâlâ adları değişmemiş olan Tokar[2]  (Tokara’lılar- Tusharas- Tukharas- Tocharians- Togarma- Swāñce/Swāñco= Güneş birliği-Güneş Ülkesi)[3] yerleşimleri sırasıyla şöyle: Sudan’ın Kızıldeniz kıyısında “Tokar”; Eritrea’da, Sudan sınırına yakın “Per Tokar”; Anadolu’da Adıyaman yakınında, “Aşağı Tokarız”; Hasan dağı Çatal Höyük yakınlarında, eski adı “Yukarı Tokarız” olan Dikmen. Tokar’lar daha sonra, Japonya’dan Tarım havzasına kadar uzanan eski topraklarına, Hazar denizinin kuzeyinden hareketle, İÖ 2000’lerde ikinci kez varmışlardı. Aynı tarihlerde, Çin’de yukarıda anılan merkezi terk ettikleri anlaşılan diğer bir kolun, Tarım havzası ve Rusya üzerinden, kara yoluyla kuzey batıya yöneldiği anlaşılıyor. Moskova’nın hemen batısında, Avrupa sınırı yakınındaki Tokar yerleşimi, onların kuzey-batıya doğru olan birbirinden ayrı, ikinci göç yoluna işaret ediyor. Her iki kol hareket yönlerine göre, harita üzerinde birbirlerine ters olacak şekilde, hilal biçimli birer iz bırakmış. Bu biçemin, Antik Türkçeden Latinceye “Torque-Torc”[4] şeklinde geçtiği anlaşılıyor. “Torch”un “meşale” şeklindeki anlamının, Chou Adamı’nın (Homo erectus pekinensis-Prometheus) büyük keşfinden sonra, Moğol ve Türklerde kutsal sayılan ateşten türeyen bir kelime olduğundan kuşku yok.[5] Doğal olarak, aynı günümüzdeki yabancı dillere olan hayranlığımız gibi, bu dilleri bilenlerin ayrıcalıklı tutulduğuna benzer şekilde Arapça ve Farsçaya olan tanımsız düşkünlüğümüz, kökenimize işaret eden ana dilimizi kaybetmemize neden olmuş.

Devamını oku...
 
Tarih Yeniden Yazilacak Mi? PDF Yazdır E-posta
Yazılarım - Tarih
Yazar Erdem Degirmenci   
Salı, 03 Kasım 2009 16:58

Hiç tufandan önce insanların uygarlığının neye benzediğini öğrenmek ister miydiniz? Bu artık mümkün. Bu görüntüler ,Türkiye ve Orta Asya'da kazılarla ortaya çıkmaktadır.

Biz insanlar tüm uygarlığın atası olarak Sümer, Yunanistan, Mısır ve Çin'i görmeye yanlış bir şekilde şartlanmışızdır. Ancak şimdi Türkiye ve Orta Asya'da arkeologlar tufandan on binlerce yıl önce uygarlık izlerini keşfetmektedirler. İran ve başka yerlerde kazılarda sadece bir değil ama belki de birkaç "Nuh'un gemisi" olduğunu öğrenmekteyiz.

Bir zamanlar Yunanlılar ve Türkler tek bir halktı. Ancak, belirsiz bir tarihte onların yolları ayrıldı. Onlar o zamanlar daha emekleme çağında olmalarına rağmen birbirlerine gayrimeşru dediler. Binlerce yıldır, Yunanlılar Türkleri örtbas edip Batı Uygarlığın atalarının kendileri olduğunu dünyaya ikna edebilmişlerdi. Ancak bu yalanı daha fazla sürdüremezler.

Devamını oku...
 
Dünyadan Gizlenen Tarih : Türk Tarihi PDF Yazdır E-posta
Yazılarım - Tarih
Yazar Erdem Degirmenci   
Çarşamba, 23 Temmuz 2008 23:18

Tarih derslerinde size anlatılan bütün safsataları unutun. Gerçek Türk ve dünya tarihini yayınlıyoruz.

Tarih bölümlerimize okutulan, ilköğretimde, orta öğretimde okutulan Türk tarihini kimler yazdı?
Yazıyı Türkler mi buldu?
Roma Hukuku Türklerin Ateş Kültünden mi gelmektedir?
Türkler tek tanrılı bir dine mi sahiplerdi?
Latin alfabesinin temellerini Türkce mi oluşturuyor?
Batıdaki medeniyetler Türkler sayesinde mi kuruldu?
Mısır Piramitlerinin inşasında Türklerin payı nedir?
Çin sınırları içerisinde Xion şehri yakınlarında gizlenen Beyaz Piramiti Turkler mi yaptı?
Bu ve bunlar gibi bir çok sorunuza yanıt olacak, hayretler içerisinde kalacağınız bilgileri içeren yazımıza başlayalım.

Devamını oku...
 


mod_vvisit_counterBugun14
mod_vvisit_counterDun119
mod_vvisit_counterBu Hafta563
mod_vvisit_counterBu Ay1552
mod_vvisit_counterToplam38003
Free PageRank Checker Webmaster